“Kişinin seçtiği ya da tercih ettiği şey hastalık değildir, strestir; hastalığı seçen ise işte bu strestir!”
Nietzsche Ağladığında – Irvin Yalom
Günümüzde nereye gidersek gidelim, ne yapıyor olursak olalım stres yaşamımızın bir parçası haline geldi. Hatta stressiz bir hayat yok demek çokta yanlış olmayacaktır. Fakat burada vurgulamamız gereken şey; stresin düzeyi, süresi ve onu hayatımızda nasıl kullandığımız olmalıdır.
Bazen stresli bir yaşam bize kendimizi işe yarar hissettirebilir, bu da onunla bir bütün yaşamamızı sağlayabilir. Bazense stresin yaşamımızdaki yerini görmezden gelebilir, başka noktalara odaklanabiliriz. Her neresinden bakarsak bakalım, orada asıl olan şeyin stresli bir yaşam olduğudur.
Hafif düzeyde stres, aslında yaşamımızdaki sorumluluklarımızı yerine getirmemiz konusunda bizlere motivasyon sağlamakta, aynı zamanda başarıya ulaşma yolculuğumuzda temel anahtarlardan biridir. Fakat stresin düzeyi ruhsal ve fiziksel sağlığımızı etkileyecek seviyeye çıkarsa, bize yarardan çok zarar verecektir.
Stres, kişi üzerinde psikolojik ve fiziksel baskı yaratarak bireyin sınırlar ve bu da birey üzerinde fizyolojik ve zihinsel problemlerin yaşanmasına neden olmaktadır.
Stres, yaşam deneyimlerimiz sonucunda ortaya çıkan bir olgudur. Fakat burada stresi algıladığımız yön önemli bir noktadadır. Stresi algılama yönümüz, onu hayatımızda tutuş şeklimizi göstermektedir.
Stres bireyin yaşam içinde zayıflamasına ve güçsüzleşmesine neden olmaktadır. Birey kendini yeterli görmediği durumları tehlike olarak algılayıp, strese girebilir.
Stres sinsi bir şekilde benimiz üzerinde hakimiyet kurabilir. İlk sinyallerini görmezden gelmemiz, sonrasında bedenimiz üzerindeki hakimiyeti geri almakta zorluk yaşatabilir.
Belirtileri
- Fizyolojik belirtileri; iştahsızlık ya da aşırı yeme, kilo kaybı, kronik yorgunluk ve halsizlik, aşırı ya da düzensiz uyku, uykusuzluk, baş ağrısı, eklem ağrıları, nefes darlığı, yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı, aşırı hassasiyet, aşırı alkol veya sigara kullanımı, terleme, titreme, alerji, mide bulantısı veya mide krampları, sıcak veya soğuk basması vb.
- Psikolojik belirtileri; korku ve endişe, aşırı tedirginlik, alınganlık, gerginlik, çabuk sinirlenme, yetersizlik, aşırı telaş hali, yaşamdan alınan zevkin azalması, hasta olduğunu düşünme, unutkanlık, odaklanmakta güçlük, benlik saygısında azalma, karar vermede güçlük, olumsuzluklara odaklanma vb.
- Stres, kişi üzerinde birçok olumsuz sonuçlara neden olmaktadır; deri, sindirim sistemi (mide ülseri, gastrit, mide ağrısı) ve bağışıklık sistemi problemleri, karar vermede güçlük, unutkanlık, konsantrasyon eksikliği, hafızanın zayıflaması, hata yapmada artış gibi.
- Stres kalp damar ve dolaşım sistemi gibi başlıca ölüm nedenleri arasında var olan hastalıkların oluşmasında önemli etkilere sahiptir.
- Ayrıca bireyin alkol ve madde kullanım bozukluğu riskinin artmasına neden olmaktadır.
- Yapılan araştırmalara göre stres, kemik sağlığımıza kadar etkilemektedir. Yoğun psiko-sosyal stres osteoporoza, kemik ağrılarına ve kemik kırık riskinin artmasına neden olduğu belirtilmektedir.
- Stresin en belirgin sonuçlarından biri olan anksiyete, kişi üzerinde fazla endişe, korku, sinirlilik kalp atış hızında artış, nefes darlığı gibi fiziksel semptomlara veya depresyona neden olabilir.
- Stres, oktisitosin salınımını baskılamaktadır. Oksitosin ise ‘sevgi hormunu’ dur. Bu hormon; toplumsal düzenin sağlanmasında, bağlanma, sosyal destek, anne ve bebek arasındaki bağlanmanın sağlanması ve güven duygusunun oluşması, stres ve kaygıya karşı korunmada önemli etkiye sahiptir.
Stres ile nasıl baş edebiliriz?
“Hayatta her zaman her sorunun bir çözümü vardır.”
Profesör Cary Cooper – Lancaster Üniversitesi
- Yapılan çalışmalar, mizahın stresle baş etmede etkili yöntemler içerisinde olduğunu vurgulamaktadır. Çalışmalar, günlük yaşamında mizah kullanan ve kullanmayan kişilerin stres seviyelerini karşılaştırıldığında, mizah kullanan bireylerin yaşamındaki stres faktörleri ile daha rahat baş edebildiğini vurgulamaktadır.
Stresle baş etmede yöntemler;
- Fiziksel egzersizler; stresi, öfkeyi, gerginlik ve depresyonu azaltarak kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca, kasların gevşemesi, çalışma hayatında işlevselliğin artmasına, enerjide artış, duygusal boşalma, kaliteli uyku, endişede azalmaya, özgüvende artışa destek olmaktadır.
- Nefes ve gevşeme egzersizleri; diyafram üzerinden aldığımız nefeslerdir. En basit haliyle burnumuzda çiçek koklar gibi koklayıp, balon şişirir gibi ağızdan nefes vermektir.
- Uykunun da stres üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Uykusuzluk enerjinin tükenmesine neden olmaktadır. Bu da kişilerin problemlerini çözmede yeteri miktarda enerjiye sahip olmamalarına neden olmaktadır. Ayrıca stresin azalması da uyku kalitesinin artmasını sağlamaktadır.
- Dengeli ve sağlıklı beslenme, yaşam kalitemizi oluşturmaktadır. Kötü beslenme alışkanlıkları yorgunluk ve sinir sistemine bağlı stres tepkilerine doğrudan neden olmaktadır. Gündelik yaşamdaki stresle baş etmede dayanma gücünü azaltmaktadır. Dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlığına sahip olmak, stresle baş etmede önemli yöntemlerden biridir.
- Zaman yaşamdır. Zamanı yönetmekte yaşamımızı yönetmemizi sağlar. Zaman yöntemini sağlayabilmek, yaşamımız üzerinde kontrol sağlayabilmemizi sağlamaktadır. Bu da ruh sağlığımızı desteklerken, daha başarılı olmamızı desteklemektedir.
Stresle sağlıklı baş etmek için ufak önerileri
- Kontrol altına almak; Sorun karşısında pasif kalmak, hiçbir şey yapamam diye düşünmek stresi daha da arttırmaktadır. Kontrol kaybı hissini kenara bırakıp, bu konuda çözüm yolları aramak iyi gelecektir.
- İnsanlarla bağlantı kurmak; iş ve sosyal arkadaşlarınız ve aileniz ile bağlantıda kalmanız, yaşadığınız stresi paylaşmanızı sağlayacaktır. Bu da olaylara farklı bir bakış açısı kazandırmanıza yardımcı olacaktır.
- ‘Benim Zamanım’ a sahip olmak; zevk aldığımız ve sevdiğiniz şeylere zaman ayırmak, stres oluşturan ortamlardan biraz uzaklaşmak, kaliteli zaman geçirmek biraz nefes almanızı sağlayacaktır.
- Kendine meydan okumak; yeni bir dil, yeni bir spor gibi kendinize kendinizle ilgili zorluklar oluşturabilirsiniz. Öğrenmeye devam etmek duygusal olarak daha dayanıklı olmamızı sağlayacaktır.
- Sağlıksız alışkanlıklardan kaçının; sorunlarla baş etme yöntemi olarak sigara, alkol ya da madde kullanmamalıyız. Bu davranış sorunlarla baş etme yöntemi değil daha çok kaçınmadır.
- Diğer insanlara yardım etmek; araştırmalara göre diğer insanlara yardım eden, gönüllü çalışmalara katılan bireylerin daha dayanıklı hale geldiklerini belirtilmektedir.
- Pozitif olmaya çalışın; Hayatınızı gözden geçirin ve pozitif olan, minnettar olacağınız şeyleri bulun. Bardağın boş değil, dolu tarafını görmeye çalışın. Bunları her gün kendinize hatırlatın.
NOT: Eğer stresle baş etmede yeterli olmadığınızı düşünüyorsanız ve yaşam kalitenizin, fizyolojik ve psikolojik sağlığınızın azaldığını fark ediyorsanız bir uzmandan destek almayı unutmayınız. Stresi görmemezlikten gelmek ya da yok saymak onun daha da köklenmesine ve yaşamınızın her alanına yayılmasına neden olacaktır.
Sevgilerimle,
Berna
Kaynaklar;
Abel, M. H. (2002). Humor, stress, and coping strategies.
Arslan, K. S., Halil İbrahim, K. O. Ç., & Ulucan, K. (2020). EGZERSİZ VE OKSİTOSİN.
Dalbaşı, R. İ., & Cebrail, K. I. S. A. ALGILANAN STRES DÜZEYİ VE RUMİNASYON ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ. Aydın İnsan ve Toplum Dergisi, 8(1), 1-22.
Emre, M. (2020). Psikososyal Stresin Kemik Sağlığına Etkileri. Journal of Geriatric Science, 3(2).
Hamarta, E., Baltacı, A. G. Ö., Ömer, Ü. R. E., & Demirbaş, U. P. D. E. (2010). Lise öğrencilerinin utangaçlıklarının algılanan anne baba tutumları ve problem çözme yaklaşımları açısından incelenmesi. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 21(21), 73-82.
İlker, K. (2019). STRES, RUH SAĞLIĞI VE STRES YÖNETİMİ: GÜNCEL BİR GÖZDEN GEÇİRME. Akademik Bakış Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi, (73), 63-81.
Kaplan, E. (2018). İnfertil bireylerde stres ve stresle başa çıkma yaklaşımları.
https://www.nhs.uk/mental-health/self-help/guides-tools-and-activities/tips-to-reduce-stress/