Günümüzde depresyon sıkça rastlanılan bir hastalıktır ve tedavi gerektiren psikolojik bir problemdir. Yapılan çalışmalar sonucunda her beş kişiden biri yaşamları boyunca bir defa depresyon yaşamaktadır. Cinsiyet farklılıklarına bakacak olursak kadınlar erkeklerden iki kat daha fazla depresyona girmektedirler. Yaş oranlarına bakıldığında ise kadınların depresyon yaş aralıkları 35-45 iken erkeklerin depresyon Aralığı 55-70 olarak gözlemlenmiştir. Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da depresyon yaşanabilir ve tedavi edilmediği takdirde depresyon süresi uzayabilir ve erişkinlik çağında da devam edebilir. Depresyon olma riskini arttıran faktörlere bakıldığında ise; ailede bir kişinin depresyonda olması, yalnız olmak, yoksul olmak gibi faktörler riski arttırdığını söyleyebiliriz.
Depresyonun kişide etkileri farklılık göstermektedir ama genellikle gözlemlenen belirtiler şu şekilde olabilir; mutsuzluk, neşesizlik, hüzünlü olma, karamsar olma, isteksiz hissetme, günlük yapılan işleri yapamama, öz güvende azalma, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, dalgınlık gibi. Ayrıca, kişiler normalde severek ve isteyerek yaptıkları şeylerden artık tat alamazlar ve yapmak istemezler. Bir diğer belirtiler ise uyku düzeninde azalma, fazla kilo alma veya fazla kilo kaybı şeklinde olabilir. Depresyonda olan bireylerde intihar düşünceleri daha çok yaygın olduğu gözlemlenmiştir.
Depresyon kaynaklarına baktığımızda ise tam olarak belli olmada genel görüş beyin kimyasal iletimde rol alan maddelerle ilgili yaşanan dengesizliktir. Depresyonun bir diğer neden ise uykusuzluk, uzun süreli uykusuzluk depresyona yol açtığı gözlemlenmiştir.
Depresyon çeşitleri;
Majör Depresyon;
Bir diğer adıyla Klinik Depresyon olarak bilenen depresyon türleri arasında en şiddetlisidir. Kendiliğinden zamanla düzelen bir depresyon değildir ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Bir bireye majör depresyon tanısı koymak için aşağıdaki belirtilerden en az dördünün olması gerekmektedir;
- Uyku bozukluğu ve uyuyamama
- Yeme problemleri
- Kendini değersiz ve suçlu hissetme duyguları
- Konsantrasyon ve karar vermede güçlük
- Enerji kaybı, sürekli yorgunluk hissi ve gündelik işleri yapamama
- Ölme isteği veya intihar düşünceleri
Manik Depresyon;
Manik depresyonun bir diğer adı ‘Bipolar Depresyon’ olarak bilinmektedir. Bipolar depresyon ruh hali bozukluğu ön plandadır ve iki şekilde incelenmektedir. Bir kişide en az bir kere manik depresyonun görülmesi ve bu depresyonun majör depresyon olmaması. Diğeri ise, bir kişinin en az bir kere majör depresyon yaşaması ve bir kere hipomani yaşaması durumudur. Bu depresyon bazen günler sürerken bazen aylar sürebilir.
Mevsimsel Depresyon;
Mevsimsel duygu durum bozukluğu kişilerin yılın belirli dönemlerinde depresyon yaşamasıdır ve genellikle kış aylarında ortaya çıkmaktadır. Bunu nedeni ise güneş ışığıdır. Kişiler kış aylarında genellikle daha ümitsiz, huzursuz ve kaygılıdırlar.
Psikotik Depresyon;
Kişilerin gerçeklik algılarının bozulduğu bir depresyondur. Bu depresyonda gözlemlenen en belirgin problemlerden bazıları halisünasyon ve sanrılardır. Psikotik depresyon psikotik özellikli majör depresif bozukluktur. Psikotik özellikli majör depresif bozuklukta bireyler kendilerini değersiz ve önemsiz hissedecek sesler duyduklarını söylerler. Ayrıca, bu hastalığa sahip olan bireylerin intihar etme riskleri oldukça fazladır.
Distimik bozukluk;
Distimik bozukluk depresyonun hafif yaşandığı ama kronik olduğu bir durumdur. Belirtileri en az iki yıl sürmektedir ve bu kadar uzun sürmesinden kaynaklı olarak kişinin yaşamına klinik depresyondan daha fazla hasar vermektedir. Distimik bozukluk yaşayan bireylerde yaygın olarak gözlemlenen belirtiler; yorgunluk ve isteksizlik, iştah ve uyku bozuklukları. Yani bu bozukluğu şöyle tanımlayabiliriz; tam bir kopma yaşatmayan fakat kişinin hayatına uzun zaman etki eden bozulma.
Atipik Depresyon;
Atipik depresif bozukluğa sahip olan bireylerin davranışlarında belirli davranış kalıpları olur. Kişiler iyi olaylar karşısında aşırı mutlu, kötü haberler karşısında ise aşırı mutsuz davranışlar sergilemektedirler. Belirgin olarak ilk gözlemlenen yaş ortalaması gençlik dönemlerindedir ve yetişkinlik döneminde devam etmektedir. Ayrıca, kadınlarda daha sık rastlanmaktadır. Bu bozukluğa sahip olan bireylerde genellikle gözlemlenen belirtiler şu şekildedir; kiloda aşırı artış, panik atak, yoğun uyku hali, kol ve bacaklarda ağırlık hissi, reddedilmeye karşı hassasiyet ve tepkilerde aşırılık.
Doğum Sonrası (Postpartum) Depresyon;
Hamilelik süresince ve doğum sonrası dönemde değişen hormon dengesi ve psikolojik değişimle birlikte gözlemlenen bir depresyon türüdür. Doğum yapmış %10-15 kadında rastlanmaktadır. Kişinin iyi bir anne olmayacağından kaynaklı oluştuğu düşünülse de bu depresyonun tam olarak nedeni bilinmemektedir ve kişilerde yoğun üzüntü hali, sürekli ağlama, anksiyete, ve umutsuzluk halleri gözlemlenmektedir.
Katatonik Depresif Bozukluk;
Katatonik depresif bozukluğun en belirgin özelliği psikomotor davranışlarında şiddetli bozulmalardır. Kişilerde gözlemlenen kaslarda hareketsizlik, nedensiz kas hareketleri, iletişimsizlik, başkalarının hareketlerini taklit etme gibi davranışlar en belirgin özellikleridir.